17 Mart 2026 Salı

Simetri ve Paralel Evren Üzerine Bir Düşünce

Simetri ve Paralel Evren Üzerine Bir Düşünce: Kalemin hep bir sivri tarafı var. Uçuk kaçıklığa pek de yatkındır kendileri, ne de olsa ait olduğu şimdilik benim. Orta halli bir otobanda gelişmiş bir araç, ileri bir zaman diyelim, hız sınırı biraz hızlı, biraz değil, bayağı; hani ışık hızının az üstünde. Kütle en son evren kadar ağır, tam o anda birden başka bir duruma,

14 Mart 2026 Cumartesi

Umut Neden Hep İnce Bir Dilim, Pişmanlık Neden Bu Kadar Ağır

Umut Neden Hep İnce Bir Dilim, Pişmanlık Neden Bu Kadar Ağır: Umut olup cebime alıp her düştüğünde umudum, alıp cebimden biraz tırtıklayıp hipo umutsuzluğa girmeyip, biraz daha bol umut dolu masalara elde çatal kaşık, belki biraz ileriye gidip kepçe tarzı bir şeyle dalabilecek bir yere, bir zamana ulaşabilsem. Kimse bu dünyanın gidişi için daha iyi olabileceğine dair bir beklenti içinde değil. Olabilme ihtimalleri için biraz akıl,

13 Mart 2026 Cuma

Tutulmayan Sözlerin Gölgesinde: Özlememiş Olmayı İsterdim

Tutulmayan Sözlerin Gölgesinde: Özlememiş Olmayı İsterdim: Özlememiş olmayı çok isterdim; söz verildiği gibi olmadı, olmuyor. Birbirimizi özlemeyeceğiz, değil mi? O kadar kolay bir baş sallamasıyla kabullenmeydi; olmadı, olmuyor. Sonra içini kemiren o duygu olarak yerini alıyor. Bunu böyle umursamaz bir tavır takınarak anlatmak bile kolay değil. Başını koyduğu yastıktan zor çevirerek o kadar söz aldı ki... Hemen hiçbiri tutulmadı, tutulamadı. Söylediğimiz

12 Mart 2026 Perşembe

Gün Batımını Neden Severiz? Anılar ve Merakın Hikayesi

Gün Batımını Neden Severiz? Anılar ve Merakın Hikayesi: Her anın bir değeri, bir bedeli ve bir nedeni vardır. Önceden, çok önceden hazırlanmış; “tam cuk oturdu” denilecek diye planlanan anların ve zamanların çoğu nedense hep biraz kayar. Bir türlü tam olması gerektiği gibi olmaz. Olsa bile istenildiği kadar kusursuz değildir. “Cuk oturdu” dediğimiz anlar nadiren gelir. Bazen biraz oturur gibi olur, kabul görür. Ama

11 Mart 2026 Çarşamba

Güneş Doğuyor Ama İçimizde Bir Korku

Güneş Doğuyor Ama İçimizde Bir Korku: Bir bahar sabahına uyanmak… Hem sıcak bir “günaydın” ile hem sıcacık bir güneşle hem de o karatavuk dedikleri, tavukla hiç ilgisi olmayan o taklitçi kuşun güzel sesiyle uyanmak. Hepsi tamam. Üstelik Asi Çellocu Hauser’in 2022 Budapeşte konserinde en başında çaldığı The Godfather tınısı da içeride bir yerlerde çalıp duruyor. Nefis bir melodi gibi… Sanki kulağınla

8 Mart 2026 Pazar

Rüyadaki Kabus mu Gerçek Dünyadaki Karmaşa mı?

Rüyadaki Kabus mu Gerçek Dünyadaki Karmaşa mı?: Dünyadan kaçmak için, gerçeklerden kaçmak için yatılan bir uykuda kabus görmek… Doğrusu bu. “Rüyada kabus görmek zaten olur,” demeyin. Epeydir rüyada görmediğiniz kabuslar, uyanınca komodinin üstünde bir bardak su gibi duruyor: Al da yut mesafesinde. Uzun zamandır haberleri, dizileri, filmleri seyretmekten uzağım. Ama yine de arada bir bir yerlerden kaçıp gelen şeyler oluyor. Ben istemeden

7 Mart 2026 Cumartesi

Bir Gün Batımı ve Söylenemeyen Elveda

Bir Gün Batımı ve Söylenemeyen Elveda: Nasıl oluyor bilmiyorum ama oluyor. Telefonun ucunda birinin artık olmadığını biliyorsun. Yüreğine oturuyor. Gidişine elveda bile dememiş olduğun geliyor aklına. Sanki zamanın çok eskilerinde bir yerde gitmiş. Ne zaman, nasıl… Tren raylarının makasları gibi bir yerde yol ayrılmış da o çoktan başka bir yola sapmış. Yalnızlığa terfi edişin epeydir sürüyor. Rütbeleri omzuna kısa aralarla takıyorsun.

6 Mart 2026 Cuma

Kötülüğün Sahnesinde Alkış Bekleyen Bir Dünya

Kötülüğün Sahnesinde Alkış Bekleyen Bir Dünya: Takıntılı biriyim, elbet. Kendime göre iyi biri sayılmam. Bana “iyi” diyenlere de pek iyi gözle baktığım söylenemez. Hele bana hiç. Buraya nereden geldik? Bir ara sordum: “Nereye gidiyoruz?” diye. Cevap aldığım pek olmadı. Duydum söylediklerinizi. Hatta “Nereye gidiyorsan git” diyeniniz bile oldu. Hadi yumuşatalım, olmuştur diyelim. Benim nereye gittiğim çok da önemli değil. Zaten iyi

5 Mart 2026 Perşembe

Bizim Sonumuz Ne Olacak?

Bizim Sonumuz Ne Olacak?: Karamsarlık, depresyonik oyun havaları, siyah bulutlar… İç karartan ne kadar ruh hâli varsa bilirim. Hepsi ya sırayla ya da orkestra eşliğinde, bando mızıka gibi cebimden, kolumdan, sırtımdan, gözümden, kaşımdan, burnumdan çıkıverir. Ortalık yerde belirirler. Üstelik bir de racon keserler: “Biz buradayız.” Bir sarmaş dolaş hâli vardır onların. En çok da şu trafik lambası mesafesi… Aralığı

1 Mart 2026 Pazar

Gün Batarken Söylenemeyenler

Gün Batarken Söylenemeyenler: Güneş batıyordu. Bir yerlerde güneş yeni doğuyor olmalıydı. Aniden, bir bıçak gibi içime giren o şarkı… Çok iyi bildiğin bir dildeydi üstelik. İçime kıvrılıp rahat bir kedi gibi mırıldanarak yerleşmeye çalışıyordu. “Direnme, ben hâlâ buradayım,” der gibiydi. Yıllar öncesine, gitmeden hemen öncesine; başka bir yere, başka bir dünyaya ulaşmadan az önce yaşanmış bir geceye götürüyordu

27 Şubat 2026 Cuma

Gerçeklik Bir Senaryo mu? Zaman, Seçimler ve Enerjinin Matematiği

Gerçeklik Bir Senaryo mu? Zaman, Seçimler ve Enerjinin Matematiği: Dalgalı gider gelir akıl; “Var,” derim ben de. O gidip gelen, bazen gidip çoğu zaman gelmeyen akıl, şimdiki zamanın ispatlanmış bir matematiği olmadığını öğrendiğinde ortada kalıyor. Meğer hep varmış denilen ama bana ulaşmamış bir bilgiymiş bu. Her neyse, bilginin bana ulaşmamış olması ayrı konu; asıl mesele zamanın matematiğinin “aha bu” diye şimdiki zamanı gösterecek bir

Özlemin Hafıza Kaydı

Özlemin Hafıza Kaydı : Özledim, hem de çok özledim. Ben vazgeçsem hafıza denilen dipsiz bucaksız kara delik, aldıklarını hep istiyor.