22 Şubat 2026 Pazar
Kendine Bakmadan Yaşamak
Kendine Bakmadan Yaşamak: Ayna olmadan, tembellik etmeden, aslında tek önemli olan sana bakmak… Bakmak istemek, bakıp görmek ve gerçekten görmek için bakabilmek. Daha doğru olan nerede diye düşünerek içine dönmek, kendine uzun uzun bakabilecek hâle gelmek. Zor olan da bu. Kendini yetersiz hissederken neyi başarabileceğini, neyi başardığını, neyi başarmaya çalıştığını anlayabilmek. Yolunu çözebilmişim diyebileceğin bir noktaya nasıl gelinir?
16 Şubat 2026 Pazartesi
Yola Güven Azalınca İnsan Sapakları Fark Etmez
Yola Güven Azalınca İnsan Sapakları Fark Etmez: Bakınca görürüz sanırız. Hayır, çoğu zaman göremeyiz, anlayamayız, çözemeyiz. Bazen başka bir gözlük, başka bir bakış açısı gerekir. Başkasına sorarız; belki de kaybettiğimizi bilmediğimiz yolu ararız. Doğru mu gidiyoruz, böyle mi gitmeliyiz? Sorduğumuzda en sık aldığımız cevap aslında şudur: İçinde bulunduğumuz yola olan güvenimiz artık eskisi kadar değildir. Yoldan çıkışın ilk sapakları, yürüdüğümüz yolun doğruluğuna
12 Şubat 2026 Perşembe
Yine Yağmurlu Bir Sabah
Yine Yağmurlu Bir Sabah: Yine yağmurlu bir sabah. Bir tren yolculuğunun Haydarpaşa’da biten sonundan hemen önce, Ayten’le “Bu Sabah Yağmur Var İstanbul’da” şarkısını mırıldanışımız geliyor aklıma. Şairin üzerine şiirler yazılmış Ayten’i değil, bizim Ayten’i. Yağmur da tam yağmur sayılmazdı, ince bir çisenti yalnızca. Başka bir sabah, yine yağmur. Ara Malikian’dan kısık kısık “Ay Pena Penita Pena” çalarken yağmur da
Yine Yağmurlu Bir Sabah
Yine Yağmurlu Bir Sabah: Yine yağmurlu bir sabah. Bir tren yolculuğunun Haydarpaşa’da biten sonundan hemen önce, Ayten’le “Bu Sabah Yağmur Var İstanbul’da” şarkısını mırıldanışımız geliyor aklıma. Şairin üzerine şiirler yazılmış Ayten’i değil, bizim Ayten’i. Yağmur da tam yağmur sayılmazdı, ince bir çisenti yalnızca. Başka bir sabah, yine yağmur. Ara Malikian’dan kısık kısık “Ay Pena Penita Pena” çalarken yağmur da
Bilmek Gerçekten Yetiyor mu?
Bilmek Gerçekten Yetiyor mu?: Ağzımız her gün boş duracak değil ya, ya kilo almaya çalışır ya da gevezeliğe sığınır. Tercih çoğu zaman gevezelikten yana oluyor. Gündem o kadar hızlı değişiyor ki, adeta at yarışı gibi. Sürekli burun farkı finişler, kim nereden geldi belli değil. Foto finişi bekleyecek zaman bile kalmadan gözler hemen bir sonrakine kayıyor. Kim kazandıysa kazandı, biz
11 Şubat 2026 Çarşamba
Sinsi Kötülük Nasıl Yayılır Kovan Bozulmadan Anlamak
Sinsi Kötülük Nasıl Yayılır Kovan Bozulmadan Anlamak: Birden ağızdan çıkıveren bu söz çok kullanılır. Yeri gelmeden söyleyip geçmeyelim. Dikkatli olmak için uzun uzun konuşmaya gerek yoktur. Kötülük bulaşıcıdır. Arı kovanına dadanan mantar hastalığı gibi, bir anda kovanı altüst etmez. Önce girer, ortamı kolaçan eder. Kendine onlardan biri, onlar için çalışan, onlara yararlı bir varlık gibi yer açar. Kovan onun işine yarar durumdayken
9 Şubat 2026 Pazartesi
Tekrar Çal Sam
Tekrar Çal Sam: Son bakış. Adını yıllar önce koymalıydık. Orada, o anda o anıya bir isim verilseydi, sonradan akla gelmesiyle yerleşen o gerçek yalnızlık duygusu bu kadar kökleşmeyecekti. Altına bir minder koyabilseydik, izin verseydin, belki de bugün hâlâ yerinden kalkmayan o çökmüşlüğe, o kalmışlığa zemin hazırlanmayacaktı. Ama oldu. Bir hayalet filminin sonunda ışığa yürüyen sahne gibi, Anna Karenina’da
6 Şubat 2026 Cuma
Ben Dedim Oldu Mantığıyla Dönen Bir Dünya Düzeni
Ben Dedim Oldu Mantığıyla Dönen Bir Dünya Düzeni: Başlamadan önce şunu söyleyeyim. Doktrinlerle ilgili olarak bugüne kadar daha çok kafa şişiren, masa sohbetlerinde dönüp duran, akılda pek kalmayan birkaç laf etmiş biriyim. Kimsenin umursamaması da gayet normal. Hatta “İyi ki kimse ciddiye almamış” denecek türden laflar. Bundan sonrası için “Pek işe yaramaz, kapat gitsin” diye düşünebilirsin. Eğer vaktin senin için kıymetliyse ve daha
5 Şubat 2026 Perşembe
Şapkanın Altındaki İhanet
Şapkanın Altındaki İhanet: Yeşşe şepkemin altındayım. Bir zamanlar çok iyi bir espriydi bu. O zamandan bugünü anlatan bir söyleme dönüşmesi ise daha da ilginç. Şimdilerde öyle hafife alınacak bir durum değil. Kelli felli görünümüyle “adam gibi” konuşsa dinlenecek olanlar bile, bir anda sana başka bir sıfat yapıştırabiliyor. Dost da desen, başka bir şey de. Artık şapka değiştikçe, altındaki
4 Şubat 2026 Çarşamba
Eksiklik Böyle Bir Şeymiş Meğer
Eksiklik Böyle Bir Şeymiş Meğer: Elinde bir eksiklik var uzun zamandır. Vazgeçilmişlerden oluşan bir demet gibi, yokluğu hissedilen bir şey. Bu eksiklik yalnızca senin tercihin değil. Sensizliği seçmiş olanların da payı var. Eksik dediğin şey, aslında herkesin elinde başka başka şekillerde duruyor. Cümleler bu kadar eğri büğrü olmamalı diyenler çıkar. Düzeltelim, öyle var edelim derler. Ama eğip büktükleri her şeyin
3 Şubat 2026 Salı
Gidilecek Yeri Abartınca Vardığın Yeri Tanıyamazsın
Gidilecek Yeri Abartınca Vardığın Yeri Tanıyamazsın: Başladığınızda gidilecek yer dediğiniz noktaya vardığınızda, orada olmanın artık bir önemi kalmamış olabilir. Hatta orada olduğunuzu fark etmeyebilirsiniz. Belki de oranın gidilecek yer olduğunu anlayamıyorsunuzdur. Ya da gidilecek yeri gözünüzde fazla büyüttüğünüz için vardığınız yeri onunla bağdaştıramamışsınızdır. Aslında ayağa kalkıp bir yere ulaşmak gibi net bir amaç olmasa bile, insan bir yöne doğru gider. Gidilecek
Kaydol:
Yorumlar (Atom)
Özlemin Hafıza Kaydı
Özlemin Hafıza Kaydı : Özledim, hem de çok özledim. Ben vazgeçsem hafıza denilen dipsiz bucaksız kara delik, aldıklarını hep istiyor.
-
Amerika suskun kendine dönmüş yorgun ve hızını kaybetmiş ekonomisini düzeltme peşinde dünya umurunda değil şimdilik.. Ettiği...
-
Bende uzun zamandır bir şeyler yolunda gitmiyor,bu duygular bana yabancı ,bunu böyle nasıl düşünür insanlar vb.. Bir do...
-
Bir hafta oldu olmadı.. Dünya kıyameti ile uğraşırken neler oldu ..? ABD dışişleri bakanı gitti....