20 Ocak 2026 Salı

Viyana Filarmoni, Djokovic ve Hayatın Sessiz Zevkleri

Viyana Filarmoni, Djokovic ve Hayatın Sessiz Zevkleri: Dünya dönmeyi durdursa, sanırım bunu ancak gün batımlarına daha az denk geldiğimde fark ederdim. Onun dışında pek anlayabileceğimi sanmıyorum. Dünya ile ilişkimi büyük olaylar değil, belli başlı küçük eşikler belirliyor. Onlar da çok dert edilecek şeyler değil aslında. Viyana Filarmoni’nin yılbaşı konseri, Avustralya Açık, Fransa, İspanya ve İtalya bisiklet turları, klasik bisiklet yarışları… Ulaşabildiğim kadarıyla

Kafanın Bir Yerinde Başka Zamanlar Var

Kafanın Bir Yerinde Başka Zamanlar Var: Kafanın bir yerinde, sanki başka zamanlar ve başka yerler var. Henüz gidilmemiş, belki de hiç gidilemeyecek. Varlıklarını biliyorsun ama adını koymuyorsun. Bir gün aniden ortaya çıksalar, çok da dert etmeyecek gibisin. Çünkü onlar senin içinde yaşıyor ve sen onlarla varsın. Bu durum sana gerçek geliyor. Fazla konuşmuyorsun, üzerine gitmiyorsun. Farkında değilmiş gibi davranmak daha kolay.

Kafanın Bir Yerinde Başka Zamanlar Var

Kafanın Bir Yerinde Başka Zamanlar Var: Kafanın bir yerinde, sanki başka zamanlar ve başka yerler var. Henüz gidilmemiş, belki de hiç gidilemeyecek. Varlıklarını biliyorsun ama adını koymuyorsun. Bir gün aniden ortaya çıksalar, çok da dert etmeyecek gibisin. Çünkü onlar senin içinde yaşıyor ve sen onlarla varsın. Bu durum sana gerçek geliyor. Fazla konuşmuyorsun, üzerine gitmiyorsun. Farkında değilmiş gibi davranmak daha kolay.

19 Ocak 2026 Pazartesi

Bir Gecede Biriken Özlemişlikler

Bir Gecede Biriken Özlemişlikler: “Özlemişim,” diye düşündü; eklerin bir ucunu ısırıp ağzına çok eskilerden tanıdık bir lezzet gelince. Durdu, düşündü. Epeydir tatmadığı lezzetler aslında o kadar da fazla değildi. Mesele lezzet değildi. Çok fazla özlemişlik vardı içinde. Devrik cümlelerle konuşmayı, sohbet etmeyi özlediğini fark etti. Cümle daha yere düşmeden düzelten insanlarla değil; sen devirdikçe düzeltsin diye beklemeden, sohbeti kısa

18 Ocak 2026 Pazar

Bittiğini Kabul Edemeden Biriken Hayat

Bittiğini Kabul Edemeden Biriken Hayat: Sinekle, böcekle bile yaşanılacak o kadar çok şey vardı. Yaşandı bitti diyemeden bittiğini kabul etme şansı bile olmadan, onca yaşanmışlığı cebine, bir yerlerine sokuşturmuş halde kaldın. Üstelik bundan pek de mutlu değildin. Hep bir yerlerde bir eksiklik duygusu vardı. Bu da vardı, şu da vardı irkilmesinde. Bir telaşla “acaba nerede bıraktım” hissi hep seninleydi. Anlatacaksın

17 Ocak 2026 Cumartesi

Gece Geçmeyen Düşüncelerle Sabahı Beklemek

Gece Geçmeyen Düşüncelerle Sabahı Beklemek: Uyuyordu. Ya da uyuduğunu sanıyordu. Gece, sessiz sedasız gelip dünyasını kaplamıştı. Göz kapaklarına ağırlıklar doldurmuştu. Düşüncelerinin trafiğini ise çözülmez bir hale sokmuştu. Hani hep bildiğimiz, kornalı, itiş kakışlı bir kalabalık gibi. “Sabaha kadar düzelir, sen uyu” telkininde bulunur gibiydi gece. Sanki başucunda bekleyen, uyusa da gitsem diyen bir karaltıydı. Sıradan olduğu her halinden belli gecelerden

16 Ocak 2026 Cuma

Hafıza Silinince İnsan Aynı Yerde Kalır mı?

Hafıza Silinince İnsan Aynı Yerde Kalır mı?: Silinemez bir hafıza vardır; bilgisayarlara benzemez. Format atılmış gibi olmaz. Bir şey silindiğinde artık sen, sen değilsindir. Zamanlara savrulursun; hesapsız, kitapsız. Orası sana bile kalmamış bir yerdir. Fazla kurcalamamak gerekir. “Ne olursa olsun” diyerek başlayan hallerde, kaybedecek bir şey yok sanılır. Olsa bile, “o kadar da değil” denir. Kumar masasının başına oturmuş gibi, ortaya ne

15 Ocak 2026 Perşembe

Zaman Durduğunda Kelimeler de Durur mu?

Zaman Durduğunda Kelimeler de Durur mu?: Öyle çok değil; zaman birdenbire durdu. Kalem, affedersiniz, adeta kabızlığa girdi. Ara sıra yazıyorum, başka başka şeyler dökülüyor kâğıda ama bir türlü demek istediğime varamıyor. Yazdıklarım bende kalıyor; manav kasasında pörsümüş bir domates gibi, ortaya çıkacak hâli yok. Bana bile zevk vermiyor artık. Oysa söylenecek, yazılacak ne çok şey vardı. Geride kaldı hepsi. Toza toprağa

6 Şubat 2025 Perşembe

Kendinden Kopuş: Başka Biri Olma Hali

Kendinden Kopuş: Başka Biri Olma Hali: Hayatın bir yerinde, kendinizden bir anda kopuverdiyseniz, “Olmaz” demeyin—bal gibi olur. Bir başka kişi olma durumu, bir kılık değiştirme, bir kimlik değiştirme hali mümkündür. Ve bu kopuş, bildik bir yerde ya da tanıdık bir durumda gerçekleşmez. Hem kendinize hem de sizi tanıyan, bilen insanlara yabancılaşırsınız. Birdenbire, anlattıklarınız ve bildikleriniz size yabancı gelir; artık siz olmayan

16 Ocak 2025 Perşembe

Evrenin İlk Kıvılcımı: Big Bang ve Kötülüğün Hikâyesi

Evrenin İlk Kıvılcımı: Big Bang ve Kötülüğün Hikâyesi: Yine, yeni, yeniden… Tam öyle olmasa da, “Nereden çıktı bunlar?” diye kafamızın bir köşesinde bağdaş kurup oturan, hiç de “işimiz olmaz” denilemeyecek kavramlar var. Kötülük… Nasıl olmuştur, nereden çıkmıştır? Hep onun kazanması üzerine mi kurulmuştur bu dünya, bu evren? “Hee, öyle denilebilir de…” Bunun için, ta en başına gitmek lazım. Yine hiç bilmediğimiz, yine de

15 Ocak 2025 Çarşamba

Başka Bir Bakış Açısından Evren ve İnsan

Başka Bir Bakış Açısından Evren ve İnsan: Bir bakış değişikliğiyle, başka bir yerden senin, benim, bizim evrenimize, o kocaman ama bir o kadar da minik evrenlerimize bakalım. Yeni bir teori değil, ama yeni bir yerden… Kimseyle aşık atacak halde olmayan bu bakış, biraz zorlama ile fiziğin solucan teorisini andırıyor gibi gelebilir. Konu biraz böyle. Özellikle fiziğe dokununca, Prof. Dr. Bayram Tekin’in, “Eşofmanlı

Özlemin Hafıza Kaydı

Özlemin Hafıza Kaydı : Özledim, hem de çok özledim. Ben vazgeçsem hafıza denilen dipsiz bucaksız kara delik, aldıklarını hep istiyor.