15 Haziran 2014 Pazar
14 Haziran 2014 Cumartesi
12 Haziran 2014 Perşembe
11 Haziran 2014 Çarşamba
10 Haziran 2014 Salı
6 Haziran 2014 Cuma
29 Mayıs 2014 Perşembe
27 Mayıs 2014 Salı
12 Mart 2014 Çarşamba
Tarihin zor günleri
Tarih çok şeyi anlatır. Bazısını en küçük ayrıntısına kadar, bazısını üstün körü, bazısını da bunca yıl geçmiş aradan safsatasına, yalanına kapılmış orada anlatır. Bazı o anlatmaz da biz o anlatıyormuş gibi yapar anlatırız sonra tümden bütün yalanları katılmışlıkları ondan biliriz.
Bu günleri ileride nasıl bir tarih olarak anlatacaklar çok merak ediyorum.Siz de merak etmiyor musunuz? Suriye'yi,Ukrayna'yı nasıl anlatacaklar? Rus televizyonunu seyreden bir tarihçi başka CNN seyreden bir başka yazacak internet ayrı bir şey Twiter başka, Facebook başka.İkisini kaynak gösteren ne yazacak? Ülkemiz daha bir başka tarih konusunda. Bu günleri yazanlar ne yazıyor çok merak ediyorum şimdiden. İleride daha karışacak bu günleri yazanlar açısından. Nelerin ortaya çıkıp nelerin silindiği o zaman daha zor olacak.Daha şimdiden tutan yalan fırtınası başka bir dert. Evliya Çelebi'nin bazı sayıları bile gerçeğe daha yakın kalacak. İleride tarih zor bir dal olacak, bilim olarak kalacak mı onu bilmiyorum.
Bu günleri ileride nasıl bir tarih olarak anlatacaklar çok merak ediyorum.Siz de merak etmiyor musunuz? Suriye'yi,Ukrayna'yı nasıl anlatacaklar? Rus televizyonunu seyreden bir tarihçi başka CNN seyreden bir başka yazacak internet ayrı bir şey Twiter başka, Facebook başka.İkisini kaynak gösteren ne yazacak? Ülkemiz daha bir başka tarih konusunda. Bu günleri yazanlar ne yazıyor çok merak ediyorum şimdiden. İleride daha karışacak bu günleri yazanlar açısından. Nelerin ortaya çıkıp nelerin silindiği o zaman daha zor olacak.Daha şimdiden tutan yalan fırtınası başka bir dert. Evliya Çelebi'nin bazı sayıları bile gerçeğe daha yakın kalacak. İleride tarih zor bir dal olacak, bilim olarak kalacak mı onu bilmiyorum.
27 Ağustos 2013 Salı
Sünni ,Şii savaşı ..
Daha yeni yeni yaralarımız kabuk bağlamaya , acılarının sızıları biraz azalmaya gece yarıları sabah şafakları kanlı haber yoğunluklarının yaşanmadığı günlere ulaşmaya çalıştığımız günlerdeyiz.
Savaşı konuşuyoruz.
Girip vurmayı , vurup kırmayı , kırıp dökmeyi anlatıyor Dışişleri Bakanımız.
İsmi her ne olursa olsun El Kaide - El Nusra her ne ise Radikal İslamcı grupların peşinde Suriye ' ye girmek orada babasız çocuklar , anasız çocuklar bırakmak çocukve genç ölüler ve yaralılar üzerinden Esat 'ı vurmak Esat sonrasında bizimle kucaklaşıp bize şükranlarını sunacaklarını sanmak .
Bu hayale inanmış olmak .
Savaş sonrası orada verdiğimiz her şehit ve her gazinin acısıyla yaşayan insanları yaptığının en doğru şey olduğuna inandırabileceğini sanmak.Yaptığının en doğru şey olduğuna bugün bile inanıyor olmak yanlışı ile yaşıyor olmak.
Yaşanacak hiç bir olumsuzluğu hesaba katmamak , olabileceğine inanmamak .
Masum görünen isteklerinin insanlık suçu diye bağıranların insanlık suçu işlemek için bu kadar istekli olması , bu suçu işleyen insanlarla birlikte olma ihtimallerinin geçmişe bakıldığında o kadar da uzak olmadığının bilinmesi.
Kimyasal silah diye girilen Irak ' ta bu güne kadar kimyasal silah bulunmadığı halde ölenlerin suçu kimin ?
İktidarın İsrail diye gösterdiği düşmanın bu cezayı kesecek güç olması ise ayrı bir sorun.
Din kardeşliği diye yaptığımız mezhep kavgasının bize sıçramamış olmasının bunlar yaşandıktan sonra El Kaide 'nin nasıl ülkemizden çıkartılacağı orada yarattığımız mezhep kavgasının Davutoğlu ekseninde kazanıldığında ülkemizdeki mezheplerin ne yapacağının yaralarının nasıl sarılacağının söylenmemesi orada yaşatacağımız katliamların acısının içimizde ki akrabalarının mezhep savaşını ülkemize taşımayacağını bilmememizde ayrı bir soru.El Kaide bebek katliamı konusunda sicilli bir örgüt .Ayrıca pek de din adına gözükmeyen şu sınırdaki üç dört bin kaçakçılı para kavgasıda başka . Katliam hazırlığı devam.
Bu mezhep ve din anlayışı nasıl oluyorda kazanmak için İngiliz , ABD ve İsrail ' e muhtaç olup onları bu savaşa çağırıyor o da ayrı bir bakış .
Bakalım tarih bize ne gösterecek.
Savaşı konuşuyoruz.
Girip vurmayı , vurup kırmayı , kırıp dökmeyi anlatıyor Dışişleri Bakanımız.
İsmi her ne olursa olsun El Kaide - El Nusra her ne ise Radikal İslamcı grupların peşinde Suriye ' ye girmek orada babasız çocuklar , anasız çocuklar bırakmak çocukve genç ölüler ve yaralılar üzerinden Esat 'ı vurmak Esat sonrasında bizimle kucaklaşıp bize şükranlarını sunacaklarını sanmak .
Bu hayale inanmış olmak .
Savaş sonrası orada verdiğimiz her şehit ve her gazinin acısıyla yaşayan insanları yaptığının en doğru şey olduğuna inandırabileceğini sanmak.Yaptığının en doğru şey olduğuna bugün bile inanıyor olmak yanlışı ile yaşıyor olmak.
Yaşanacak hiç bir olumsuzluğu hesaba katmamak , olabileceğine inanmamak .
Masum görünen isteklerinin insanlık suçu diye bağıranların insanlık suçu işlemek için bu kadar istekli olması , bu suçu işleyen insanlarla birlikte olma ihtimallerinin geçmişe bakıldığında o kadar da uzak olmadığının bilinmesi.
Kimyasal silah diye girilen Irak ' ta bu güne kadar kimyasal silah bulunmadığı halde ölenlerin suçu kimin ?
İktidarın İsrail diye gösterdiği düşmanın bu cezayı kesecek güç olması ise ayrı bir sorun.
Din kardeşliği diye yaptığımız mezhep kavgasının bize sıçramamış olmasının bunlar yaşandıktan sonra El Kaide 'nin nasıl ülkemizden çıkartılacağı orada yarattığımız mezhep kavgasının Davutoğlu ekseninde kazanıldığında ülkemizdeki mezheplerin ne yapacağının yaralarının nasıl sarılacağının söylenmemesi orada yaşatacağımız katliamların acısının içimizde ki akrabalarının mezhep savaşını ülkemize taşımayacağını bilmememizde ayrı bir soru.El Kaide bebek katliamı konusunda sicilli bir örgüt .Ayrıca pek de din adına gözükmeyen şu sınırdaki üç dört bin kaçakçılı para kavgasıda başka . Katliam hazırlığı devam.
Bu mezhep ve din anlayışı nasıl oluyorda kazanmak için İngiliz , ABD ve İsrail ' e muhtaç olup onları bu savaşa çağırıyor o da ayrı bir bakış .
Bakalım tarih bize ne gösterecek.
22 Ağustos 2013 Perşembe
Tarih e bir bakın..
Tarihin bir köşesine sıkışıp oradaki aktörlerin bolluğundan kendini kurtarıp bu güne doğru baktınız mı , olayların benzer oyuncularla tekrar tekrar oynandığını görüyorsunuz..
Holywood 'un çok tanınmış bir sözü gibi..
Toplam yüz senaryo vardır..İsimleri değiştir ,yerleri değiştir,aktörleri,aktristleri değiştir al sana yeni film..
Hatay devletinin kuruluş yıllarına , Kurtuluş savaşı öncesi ve sırasında Çukurova ya bir bakın ..Sonra bu gün kü Suriye , Lübnan a bir bakın..
Birinci dünya savaşı sırasında Mısır ve Filistin 'e bir bakın..Şimdi şu günlerde ki Mısır ve Filistin ' e..
Ve O günkü Osmanlı Hükümeti 'ne bir bakın ..Bu güne...
Neredeyse tarih tarih aynı...
Biraz ilgilenip bakarsanız Asurileri ,Ermenileri ,Fransızları ,İngilizleri ,Arapları aynı oldukları yerlere yakın yerlerde görürsünüz..
Bir bakın.
Kaydol:
Yorumlar (Atom)
Özlemin Hafıza Kaydı
Özlemin Hafıza Kaydı : Özledim, hem de çok özledim. Ben vazgeçsem hafıza denilen dipsiz bucaksız kara delik, aldıklarını hep istiyor.
-
Amerika suskun kendine dönmüş yorgun ve hızını kaybetmiş ekonomisini düzeltme peşinde dünya umurunda değil şimdilik.. Ettiği...
-
Bende uzun zamandır bir şeyler yolunda gitmiyor,bu duygular bana yabancı ,bunu böyle nasıl düşünür insanlar vb.. Bir do...
-
Bir hafta oldu olmadı.. Dünya kıyameti ile uğraşırken neler oldu ..? ABD dışişleri bakanı gitti....